Son Dakika

6/recent/ticker-posts

Verimli Ders Çalışma Teknikleri

Verimli Ders Çalışma Teknikleri

Verimli Ders Çalışma Teknikleri

Öğrencilerin çoğu notları ve ders kitaplarını yeniden okuyarak çalışıyorlar fakat psikologların hem laboratuvar deneylerinde hem de sınıftaki öğrencilerin araştırmaları, bu yolun dersi öğrenmenin kötü bir seçenek olduğunu gösteriyor. Bilgi kartları, mindmap ve kendi kendine test etme gibi aktif öğrenme stratejilerini kullanarak sürekli çalışmak çok daha etkilidir.

Verimli Ders Çalışma Teknikleri

1)     Notlarınızı ve okumalarınızı yeniden okumayın

Anketlerden, öğrencilerin büyük çoğunluğunun ders çalışırken, ödevleri ve notları tekrar okuduklarını biliyoruz. Çoğu öğrenci, bunun bir numaralı strateji olduğunu düşünüyor.

Pek çok araştırmadan gösteriyor ki, bilginin bu tür tekrarlayan geri dönüşümü, öğrenmek veya daha kalıcı bilgiler yaratmak için özellikle iyi bir yol değildir. Örneğin Washington Üniversitesi öğrencileriyle ilgili çalışmalar, yeniden bir ders kitabı bölümünü okuduklarında sadece bir kez okuyanlara göre öğrenmede kesinlikle hiçbir gelişme göstermediler.

Bir şeyi ilk kez okurken çok fazla anlayış elde edersiniz. Ancak ikinci okumayı yaptığınızda, 'Bunu biliyorum, şunu da biliyorum' duygusuyla okursunuz. Yani temelde, onu derinlemesine işlemiyor veya ondan daha fazlasını seçmiyorsunuz. Çoğunlukla yeniden okuma üstünkörüdür ve sinsidir çünkü size materyali çok iyi bildiğiniz yanılsamasını verir.

Verimli Ders Calışmak

2-) Kendinize Birçok Soru Sorun

Bir metni iki kez okumak yerine bir kez okuyup sonra ders kitabı bölümünün arkasındaki soruları kullanarak veya kendi sorularınızı uydurarak kendinizi deneyin. Bilgiyi soru yoluyla kendimize sormak, daha iyi öğrenmenizi ve hafızanızı güçlendirmenizi sağlar.

Bilgileri hatırlamasanız bile soruları yanlış çözdüğünüzde size bilmedikleriniz hakkında yön gösterir ve hangi konuya geri dönüp çalışmanız gerektiğini bulmanızı sağlar. Bu şekilde çalışmanız daha etkili ve verimli olur.

Sorular sormak aynı zamanda daha derinlemesine anlamanıza da yardımcı olur. Dünya tarihini ve antik Roma ile Yunanistan'ın ne kadar ticaret ortakları olduğunu öğrendiğinizi söyleyin. Durun ve neden ticaret ortağı olduklarını kendinize sorun. Neden gemi imalatçısı oldular? Her zaman neden olması gerekmez, nasıl veya ne olduğunu sorabilirsiniz.

Soruları sorup açıklamaya çalışırken efektif bir anlayışa sahip oluyorsunuz. Haliyle bu anlayış sayesinde hafızanız öğrenmeye başlıyor. Bu nedenle, sadece okumak ve gözden geçirmek yerine, durun ve kendinize sorular sorun.

3-) Yeni bilgileri zaten bildiğiniz bir şeye bağlayın

Başka bir strateji; ikinci bir okuma sırasında, metindeki ilkeleri zaten bildiğiniz bir şeyle ilişkilendirmeye çalışmaktır. Daha iyi bir öğrenmek için yeni bilgileri önceki bilgilerle bağlantı kuracak şekilde tasarlayın.

Örnek verecek olursak nöronun elektriği nasıl ilettiğini hatırlamaya çalışıyorsunuz. Bildiğiniz şeylerden biri, nöronu çevreleyen bir miyelin kılıfınız varsa nöron elektriği daha hızlı iletir. Nöron yolunu bir hortumdan akan suya benzetebilirsiniz. Su hızla içinden geçer ancak hortumu delerseniz, su sızar ve aynı akışı almazsınız. 

Verimli Ders Çalışma Teknikleri

4-) Bilgileri görsel bir biçimde ortaya koyun

Harika bir strateji yöntemidir. Diyagramlar, görsel modeller veya akış şemaları yapmak gibi çeşitlendirebilirsiniz. Başlangıçtaki bir psikoloji dersinde, klasik koşullanmanın akışını çizebilirsiniz. Elbette klasik koşullanma hakkında okuyabilirsiniz ancak onu gerçekten anlamak için kitaba bakmadan konu hakkında şemalar çizin. Daha sonra bunun farklı yönlerini tanımlayın -koşul, uyarıcı vb.- bir akış şemasına koyup harita oluşturun.

Aktif öğrenmeyi tetikleyen -kendi başınıza çalışma anlayışı üreten -her şey akılda tutmada çok etkilidir. Temel olarak öğrencinin katılım gösterip ilgili olması ve daha az pasif olması gerektiği anlamına gelir.

5-)     Bilgi kartları kullanın

Bilgi kartları (Flash Cards) ders çalışmanın başka bir iyi yoludur. Bunları kullanmanın bir anahtarı da aslında doğru bulduklarınız üzerinde kendinizi yeniden test etmektir.

Pek çok öğrenci soruyu bir bilgi kartında yanıtlayacak ve doğru anlarlarsa desteden çıkaracak. Ancak bunun da iyi bir fikir olmadığı ortaya çıktı. Bilgileri tekrar etme eylemi önemlidir. Araştırmalar gösteriyor ki doğru kartı destede tutmak ve onunla tekrar karşılaşmak hafızaya bilgiyi kaydetmek için yararlıdır. Yanlış kartlarla biraz daha pratik yapmak isteyebilirsiniz ama doğru bulduklarınızı atmadan tekrar yapın.

"Tekrarlamak bir bütün olarak kötü değildir. Sadece akılsızca tekrarlamak kötüdür."

Verimli Ders Çalışma Teknikleri

 6-)     Çalışmalarınıza aralık bırakın

"Pek çok öğrenci son dakikaya kadar bekler sonra sınav gecesi bilgiyi tekrar tekrar tekrarlar. Ancak araştırmalar bunun uzun süreli hafıza için işe yaramadığını gösteriyor. Bu testte başarılı olmanızı sağlayabilir. Fakat sınav bittikten sonra o kadar fazla bilgi tutamayacaksınız ve sonraki yıl, dersin üst konuları için bilgiye ihtiyacınız olduğunda, orada olmayacak.

Genellikle istatistik derslerinde oluyor. Öğrenciler gelecek yıl için geri geliyorlar ve görünüşe göre her şeyi unutmuşlar çünkü sadece sınavlara çalışmışlar.

Daha iyi fikir boşluk tekrarlar yapmaktır. Bir gün biraz pratik yapın sonra bilgi kartlarınızı kaldırın ardından ertesi gün çıkarın, ardından iki gün sonra. Çalışmalar, aralıklar bırakmanın gerçekten önemli olduğunu gösteriyor.

7-) "Matematikçi" diye bir şey yoktur

Stanford'da Carol Dweck'in gerçekten ilginç çalışmaları var. Öğrencilerin öğrenme konusunda iki zihniyetten birine sahip olma eğiliminde oldukları hakkında bulgulara ulaştı.

Biri sabit bir öğrenme modeli. 'Bu konu için belli bir yeteneğim var- örneğin kimya ya da fizik -ve yapabildiğim kadar iyi yapacağım. Veya bunu aşmak benim için çok zor ve iyi yapamayacağım. ' Diğeri ise bir gelişim zihniyetidir: Öğrenmenin etkili stratejiler kullanmayı, işi yapmak için zaman ayırmayı ve sürece dahil olmayı içerdiğini söyler ve bunların hepsi bir konu için kapasitenizi kademeli olarak artırmanıza yardımcı olur.

Zihniyetlerin öğrencilerin ne kadar başarılı olduklarını tahmin ettiği ortaya çıktı. Gelişen zihniyete sahip öğrenciler buna bağlı kalma, zorluk karşısında, sebat etme ve zorlayıcı sınıflarda başarılı olma eğilimindedir. Sabit zihniyete sahip öğrenciler gelişme eğiliminde değildir.

Öyleyse buradan öğretmenler için ders şu ki, öğrencilerle konuşabilir ve gelişim zihniyetinin gerçekten daha doğru bir model olduğunu ileri sürebilirseniz -ve öyle- o zaman öğrenciler yeni stratejiler denemeye ve derse sadık kalmaya daha açık olurlar. Yetenek, zekâ ve öğrenmenin ona nasıl yaklaştığınızla ilgisi var. Bir öğretmen en zeki çocuğu alçaltabilir ve en tembel çocuğu da yükseltebilir. O yüzden yöntemler çok önemlidir.

Yorum Gönder

0 Yorumlar